Fransa'ya geldikten sonra ve pasaportunuza OFII etiketi yapıştırıldıktan sonra yapmanız gereken çok önemli 2 işlem var. Birincisi sağlık sigortasına başvurmak, ikincisi ise ehliyet değişikliği için başvurmak. Bugün ehliyet değişiminden bahsedeceğim.

En net bilgiyi tabi ki size en yakın valiliğin internet sitesinde bulacaksınız ama ben kendi deneyimlerimi aktarmak istiyorum.

İlk olarak Fransa'ya girip pasaportunuza OFII pulu yapıştıktan sonra ehliyetinizi değiştirmek için 1 sene gibi bir süreniz var, ancak bir an önce başvurmakta fayda var çünkü burada işlemler çok yavaş ilerlediği için o 1 senenin nasıl geçtiğini anlamayabilirsiniz. 1 Seneyi geçirdiğiniz zaman ise burada bir sürücü kursuna gidip sınavları geçmeniz gerekiyor. Fransa'da ehliyet almanın hem uzun bir işlem hem de çok zor olduğunu duymuştum.

Fransa'da bütün evraksal işlemler ile ilgili genel bilgilendirmeye ise servis-public denilen siteden ulaşıyoruz. Ehliyet değişimi ile ilgili direkt bilgilendirme için ise şuraya tıklayabilirsiniz. Burada evrak listesine, ne kadar zamanınız olduğuna dair genel bilgilere ulaşacaksınız. Liste ise aşağıdaki gibi uzun bir liste. Yanlarına kısa kısa açıklamalar yapmaya çalıştım
Bu iki formun siyah kalemle, noktalar olmadan ve büyük harfle doldurulması isteniyor, bilgisayar ortamında da doldurabilirsiniz, üzerine fotoğraf yapıştırıp, sonunda imzalamayı unutmayın. Formların görünümleri ise aşağıdaki gibi, yine üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz



  • Ehliyetin orjinali ve fransızcası. Yani bu demek oluyor ki ehliyeti fransızcaya çevirteceğiz, devlet onaylı Fransa'daki tercümanlar listesine ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. Yakınınzdaki bütün tercümanlara mail atıp fiyat sorabilirsiniz. Bana 35 ile 15 euro arası fiyat verdiler, yani fiyat epey değişebiliyor. Türkiye'de de çeviri yaptırabilirsiniz ancak noter onayı gerektiği için daha pahalıya gelecektir. 
  • Justificatif d'identité - pasaportunuzda kimlik bilgilerinin olduğu sayfa ve fotokopisi
  • Justificatif de domicile - ikametinizi doğrulayan belge(adınıza elektrik-su faturası gibi)
  • Pasaporttaki vize sayfası ve OFII etiketi sayfası ve fotokopisi
  • Ehliyetinizi Türkiye dışında aldıysanız o ülkede ehliyet aldığınız zaman zarfında kaldığınız süresi ispatlayan belge (ehliyen alınan ülkede en az 185gün kalmış olmak zorunlu)
  • Son 3 aya ait Ehliyet doğruluk belgesi ve fransızcası. Bunu ise size en yakın Türkiye konsolosluğundan alabilirsiniz. Posta yoluyla ya da direkt randevu alıp giderek alınabiliyor. Yanınızda ehliyetinizin fotokopisini ve orjinalini götürmeniz yeterli. 11€ gibi bir ücreti var, yine bu ücret konsolosluktan konsolosluğa değişiyor. Posta ile ise posta bedeli olarak 6€ gibi ekstra bir ücret daha ödemeniz gerekiyor. Şuraya tıklayıp size en yakın konsolosluktan randevu alabilirsiniz. Bu belgeniz elinize ulaşması maksimum 15 gün.
  • 4 fotoğraf, iki tanesi formların üzerine yapıştırılmalı.
  • Bu bölgelerde oturuyorsanız vergi ödemeniz gerekiyor. (Réunion, Guyane, Martinique ou Mayotte), taxe régionale - miktar hakkında bilgi için tıklayabilirsiniz.
Bütün bu belgeleri toplarken ehliyet değişimi için valilikten bu arada randevu almanız gerekiyor, randevuyu önceden alın çünkü bazen haftalar sonrasına ancak randevu alabiliyorsunuz. Öncelikle size en yakın valiliğin nerede olduğunu görmek için buraya tıklayabilirsiniz. Karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran görüntüsü gelecek, bu görüntü aşağı yukarı bütün valiliklerin sitesinde aynı. Démarches administratives ==> Prendre un rendez-vous deyip sayfanın size yönlendirmesine göre randevunuzu alabilirsiniz. Randevunuza eksik evrakla ya da geç gitmeyin, sizi almayabilirler.



Evraklarınızı teslim ettikten sonra en iyi yaptığımız şeyi yapmaya yani beklemeye devam ediyoruz. Valiliğe bağlı olarak birkaç ay sonunda size ehliyetinizin hazır olduğuna dair bir mail geliyor, sonrasına yine valilikten randevu alıp ehliyetinizi almaya gidebilirsiniz. Yanınıza türk ehliyetinizi almayı unutmayın çünkü ona veda etmemizin zamanı. Yeni ehliyetiniz hayırlı olsun :)

___________________________________________________________

***Aşağıda Fransa aile birleşimi vizesi ile ilgili paylaştığım konuların hepsinin linklerini toplu bir şekilde kolaylık olması için sırasıyla ekliyorum, üzerlerine tıklayarak okuyabilirsiniz.
  1. FRANSA GERÇEKTEN HAYAL MI?
  2. FRANSA'DA YAŞAYAN ANCAK FRANSIZ VATANDAŞI OLMAYAN BIRIYLE EVLENMEK
  3. CERTIFICATE DE CAPACITÉ À MARIAGE (CCAM), YANI EVLENME EHLIYETI
  4. LA TRANSCRIPTION DE L’ACTE DE MARIAGE VE FRANSIZ AILE CÜZDANI
  5. FRANSA'DAKI TÜRK VATANDAŞI ILE EVLILIK VE VIZE SÜRECI
  6. FRANSA'DAKI TÜRK VATANDAŞI ILE EVLILIK - VALILIKTEN RED ALMAK VE SONRASI
  7. FRANSA AILE BIRLEŞIMI VALILIK ONAYI SONRASI
  8. FRANSA'YA GELDIKTEN SONRA OFII EVRAK GÖNDERIMI
  9. FRANSA'YA GELDIKTEN SONRA OFII GÖRÜŞMESI
  10. EHLIYET (SÜRÜCÜ BELGESI) DEĞIŞIKLIĞI - FRANSA



Fransa dernekler, yardım kuruluşları, vakıflar cenneti, hemen hemen her konuda istemediğiniz kadar dernek bulabilirsiniz. İşte bugün ikinci el ve ucuz her türlü eşyanın cenneti bir dernekten bahsedeceğim. Eminim bu dernekte herkesin işine yarayacak birşey olacak. Hele ki ıvır zıvır her türlü eşyayı satan yerleri seven, her an karşınıza neyin çıkacağını bilmediğiniz yerlerden hoşlanan, keşfetmeyi seven biriyseniz eminim sık sık uğrayacaksınız. Öğrenciyseniz ya da Fransa'ya yeni taşındıysanız bütün eve yeni eşya almak emin olun burada canınızı çok yakacak, çünkü ciddi anlamda herşey çok pahalı... Gelelim derneğimizi adına.... "Emmaüs". İnternet sitesine gidip size yakınlarda bir şubesi var mı diye bakmak isterseniz: http://emmaus-france.org/




Belki duymuşsunuzdur, ya da gitmişsinizdir ama ben biraz derneğin kuruluş amacından ve yaptıklarından da bahsetmek istiyorum.

Emmaüs kuruluşu, 1954'te Fransa'da l'abbé(peder) Pierre tarafından kurulmuş. 39 ülkede faaliyet gösteren bu dernek yoksulluk ve dışlanmaya karşı mücadele etmek amacıyla kurulmuş, kurucusu her ne kadar bir peder olsa da deneğin dini bir amacı yok. Bu dernek gerçekten yoksul olan, toplumdan dışlanan insanlara iş vererek çalışmalarının karşılığında bir miktar maaş veriyor, gerekiyorsa onlarak barınma ve yemek-içme olanağı sağlıyor. Derneğe bağışlanan eşyaları toplayıp, bakımını, kontrolünü yapan bu dernek belirli günlerde bu eşyaların satışını yaparak ayakta duruyor. Kim eşya bağışlar ki diye düşünmeyin bulunduğunuz yere bağlı olarak bağışlamak istediğiniz eşyayı gelip evinizden almaları birkaç haftayı buluyor yani Fransa'da insanlar gerçekten yeni-eski kullanmadıkları her eşyayı bir şekilde bağışlıyorlar.

Yine burası ben de bir işin ucundan tutayım diyenler için gönüllü olarak belirli günlerde çalışabileceğiniz bir yer, kısacası kapısı herkese açık. Gönüllü olmak için illa ki Fransa'da olmanız gerekmiyor, yaz aylarında bazı şubeleri yurtdışından belli süreli (2-3 ay süreli) gönüllüleri ağırlıyor. Başvuru tarihlerini takip edip başvuru yapmak gerekiyor. Vize gerektiren bir ülkedeyseniz size vize almanızı kolaylaştıracak bir vize davetiye yazısı hazırlıyorlar, kaldığınız süre boyunca size kalacak yer ve yiyecek veriliyor. Böylece siz de bu derneğin bir parçası olurken çeşitli aktiviteler yapıyorsunuz. Gelelim burada neler bulabileceğinize.

Fransa'da 119 şubesi bulunan bu derneğin eminim size yakınlarda bir şubesini bulacaksınız. İstemediğiniz her türlü eşyayı burada bulabilirsiniz, mobilya, küçük ev aletleti, beyaz eşya, kıyafetler, oyuncaklar, tabak, kaşık-çatal, ayakkabı bağcığı, bisiklet yani her türlü eşyayı ikinciel ucuza alabilirsiniz. Şansınız varsa yeni eşya bile bulabilirsiniz. Çünkü bazı markalar satıştan kaldırdıkları yeni eşyaları da bu deneğe bağışlayabiliyorlar. Bu yüzden bu dernek her zaman çok kalabalık oluyor.

Özellikle yaz aylarında kapısında bir yığın insan görürseniz şaşırmayın, içeriye koşarak girip seçilmeden almak için yarışan insanlar oluyor. Ancak gitmeden önce hangi gün ve saatlerde açık olduğuna bakmanızı öneririm, çünkü bazı günler kapalı olabiliyor.



Bu derneğin üç de online satış sitesi var, bir tanesi Emmaüs Paris şubesinin kurduğu "Label-Emmaüs", Emmaüs Scherwiller şubesinin kurduğu "Etikette-En-Ligne" ve Toulouse şubesinin kurduğu "Emmaüs31". Online satış sitelerinde şubede olan her eşya yok, sadece seçilen bazı eşyalar, özellikle de pahalı olabilecek koleksiyon parçaları ya da beyaz eşyalar mevcut. O yüzden her halükarda size yakın bir şubeye gitmenizi öneririm. Eğer yakınlarda birden fazla şubesi varsa ikisine de göz atmanızı öneririm, örneğin bana hem Strasbourg hem de Scherwiller şubesi yakın ancak ikisi arasında tercih yapacak olursam Scherwiller'i tercih ederim, hem daha büyük olduğu, hem de daha çok eşya bulabildiğim için.


Aşağıdaki instagram sayfalarını takip etmenizi öneririm, bazı zamanlarda %50'ye kadar indirim olabiliyor ve instagramdan haber veriyorlar. Yine kendi bölgenizdeki şubenin instagramını bulup abone olabilirsiniz.

Emmaüs Fransa Instagram
Emmaüs Scherwiller Instagram
Emmaüs Etikette-En-Ligne Instagram

Bu kesinlikle sponsorlu bir başlık değil, tamamen kendi deneyimlerim ve ıvır zıvır keşfetmeyi seven, eski eşyalara bayılan biri olarak yazdığım bir yazı :) Size artık iyi alışverişler...



Fransa'ya geldikten sonra evrakları gönderdik, ve sonrasında uzun ya da kısa bekleyişin arkasından randevu tarihinizin olduğu mektubu aldınız, evrakları hazırladınız, pulunuzu aldınız. Sıra OFII görüşmesine geldi. Evraklarla birlikte ya yanınızda birisiyle ya da tek başınıza görüşmeye gidebilirsiniz.

Mümkünse tam saatinde orada olmanızı tavsiye ederim, evraklarınızı verirken fransızca bilmeseniz bile sizin de orada bulunmanız gerekiyor, ben kenarda bekleyeyim eşim halletsin demeyin. Girer girmez evraklarınız kontrol ediliyor, eksik belge varsa size bilgi veriliyor. Mesela pulu tabacdan aldıkları için kabul edilmeyen birisine doğru pulu ertesi gün getirebileceklerini bildirdiler. Daha sonra kendi dilinizde cumhuriyetçi entegrasyon sözleşmesini size veriyorlar, bu sadece bilgilendirme için. Daha sonra bu sözleşmenin fransızcasını imzalayacağız. 

Herkesin evrakları incelendikten sonra herkesi aynı odaya alıp kısa bir bilgilendirme yapıyorlar. Bu bilgilendirme sırasında yakınlarınızın da girmesine izin veriliyor. Sonrasında yakınları dışarı çıkarıp fransızca yazılı sınava geçiliyor. Sınav yaklaşık 20dakika sürüyor.

Fransızca bilip bilmemeniz önemli değil, yazılı ve sözlü sınav sonrası size seviyenize göre dil kursu veriliyor, o yüzden bildiğiniz kadarını yapmanız isteniyor. Kağıtlar önlü-arkalı buna dikkat etmeniz gerektiği söyleniyor

Yazılı sınavda öncelikle, adınızı soyadınızı yazmanız gereken ilk sayfa, arka sayfada eşleştirme sorusu bulunuyor, örneğin itfaiyenin numarasını yazıp itfaye logosu ile eşleştirmeniz bekleniyor, ikinci örnek ise kan alımı ile bunun fransızcasını eşleştirmeniz gerektiği... yaklaşık 6 adet eşleştirme sorusu bulunuyor. 

Bir sonraki sayfada Lyon-Paris arası uçak, tren, otobüs seferleri saati, ücreti gibi bilgilerin bulunduğu bir şema ve bununla ilgili sorular yer alıyor. Örneğin Paris'e otobüsle gitmek en ucuzu, uçakla gitmek 145€, en uzun süreni tren gibi sorulara doğru/yanlış şeklinde cevap vermeniz gerekiyor. 

Yine adınızı, soya adınızı, adresinizi, telefon numaranızı yazmanız gereken bir sınav var. 

Sonraki sayfa ise bir oda resmi ve odayı tasvir etmeniz bekleniyor, yani cümle yazmanız gerekiyor. Odada hangi eşyaların olduğunu doğru cümlelerle anlatmak gerekiyor. 

En son olarak ise işverenden 2 haftalık izin istediğinizi belirten bir mesaj yazmanız bekleniyor, tabi ki fransızca. 

Eğer ki fransızca bilmiyorsanız fikir edinmeniz için verdiğim soruları başkalarından yardım alıp yanıtlarını bilerek bilinçli bir şekilde gitmeyin derim. Nihayetinde sözlü sınav sonrası seviyeniz gerçek anlamda anlaşılacaktır. Yine kursa gitmenin gerçekten Fransa'daki hayata entegrasyon için faydalı olacağını düşünüyorum.

Sonrasında yakınınızın içeri girmesine izin veriliyor ve sözlü sınav için beklemeye başlıyorsunuz, tek başınıza gittiyseniz ve fransızca bilmiyorsanız size bir tercüman yardımcı oluyor, yoksa yakınınız ile birlikte sözlü sınava girebiliyorsunuz. Sözlü sınav dediğime bakmayın, tamamen sohbet havasında geçiyor. 

Size adınız soyadınız, ne zaman Fransa'ya geldiğiniz, hangi havaalanında indiğiniz, doğum tarihiniz, eğitim durumunuz, mesleki tecrübeniz gibi sorular soruluyor. Çalışmak isterseniz, ehliyetinizi değiştirmek istiyorsanız, diploma denkliği almak istiyorsanız yine bu esnada bilgi veriliyor, sorularınız varsa sorabiliyorsunuz. Kısaca sohbet ediyorsunuz hayatınızla ilgili sorulara cevap veriyorsunuz, verdiğiniz cevaplara göre ya kurstan muaf oluyorsunuz ya da gitmeniz gereken kadar kurs belirleniyor. 

Kurs sizi A1 yani başlangıç seviyesine getirmeyi amaçlıyor, gündelik hayatta kendinizi tanıtmayı, alışveriş yaparken kısa sorular sorabilmenizi amaçlıyor.  

Bu sırada pasaportunuza vize süreniz boyunca size Fransa'da oturum sağlayacak olan vignette denilen etiket yapıştırılıyor. Fikriniz olması için aşağıya görüntüsünü ekliyorum. Vizenizin dolum tarihine 2 ay kala bağlı bulunduğunuz valilik sitesindeki evrakları hazırlayıp randevu alıp başvuru yapmak gerekiyor. İlk kez verilecek oturma kartının (la carte de séjour) 1 yıllık olacağı, diğer yıllarda ise daha uzun süreli verilebileceği söylendi. 


Son olarak cumhuriyetçi entegrasyon sözleşmesini imzalıyoruz. Bu sözleşme ile Fransa değerlerine saygı gösterip uyum sağlayacağınıza, yine kursa devam edeceğinize ve iki gün sürecek olan yurttaşlık eğitimine katılacağınıza söz veriyorsunuz. Yurttaşlık eğitimi için tarihler sizinle birlikte belirleniyor, yani size verilen tarihler arasından size uygun olanı okeyliyorsunuz, kurs yeri ve tarihini belirten bir mektup alacağınızı söyleyip görüşmeyi bitiriyorlar. 

Ben henüz yurttaşlık eğitimine katılmadım, gittiğimde onu da anlatan bir yazı ekleyeceğim ancak sabah 8 akşam 16 arası yani bütün gün sürdüğünü söylediler. 

Bu görüşme sırasında yaşadıklarım tamamen benim tecrübelerimdir, ben Strasbourg OFII merkezinde görüşmeye girdim, her OFII merkezinde aynı türde sınav, aynı sorular ve aynı görüşme olmayabilir. Farklı merkezlerin kuralları, size davranışları farklı olabilir. 

Dil kursundan muaf olduğum için kursla ilgili bir yazı gelemeyecek ancak fransızca çalışmak için faydalı sitelerle ilgili bir konu hazırlayacağım. 

___________________________________________________________

***Aşağıda Fransa aile birleşimi vizesi ile ilgili paylaştığım konuların hepsinin linklerini toplu bir şekilde kolaylık olması için sırasıyla ekliyorum, üzerlerine tıklayarak okuyabilirsiniz.
  1. FRANSA GERÇEKTEN HAYAL MI?
  2. FRANSA'DA YAŞAYAN ANCAK FRANSIZ VATANDAŞI OLMAYAN BIRIYLE EVLENMEK
  3. CERTIFICATE DE CAPACITÉ À MARIAGE (CCAM), YANI EVLENME EHLIYETI
  4. LA TRANSCRIPTION DE L’ACTE DE MARIAGE VE FRANSIZ AILE CÜZDANI
  5. FRANSA'DAKI TÜRK VATANDAŞI ILE EVLILIK VE VIZE SÜRECI
  6. FRANSA'DAKI TÜRK VATANDAŞI ILE EVLILIK - VALILIKTEN RED ALMAK VE SONRASI
  7. FRANSA AILE BIRLEŞIMI VALILIK ONAYI SONRASI
  8. FRANSA'YA GELDIKTEN SONRA OFII EVRAK GÖNDERIMI
  9. FRANSA'YA GELDIKTEN SONRA OFII GÖRÜŞMESI
  10. EHLIYET (SÜRÜCÜ BELGESI) DEĞIŞIKLIĞI - FRANSA




Fransa'ya geldikten sonra OFII evrak gönderimi yazımda görüşmeye giderken hazırlamamız gereken evrakların içinde OFII pulu olduğundan bahsetmiştim. Artık Tabac denilen tekel bayilerinden alınan pulu kabul etmediklerini gördüğüm için bu pulu internetten nasıl alabildiğimizi göstermek istiyorum. 

Nasıl alabileceğimizi aslında eve gelen randevu kağıdında da az da olsa belirtmişler ancak resimlerle daha açıklayıcı bir şekilde göstermek istiyorum. 

İlk yapmamız gereken şey https://timbres.impots.gouv.fr/ internet sitesine tıklamak, karşımıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecek. D'ébuter l'achat yazan yere tıklıyoruz, burada pulu ne için alacağımızı seçeceğiz.



Yine aşağıdaki gibi bir görüntü karşımıza gelecek, burada pulu pasaport için, ehliyet için, kimlik için gibi seçeneklerden Titre pour étranger yazan yere tıklayarak bir sonraki adıma geçebiliriz, étranger fransızcada yabancı demek, Fransa'ya hoşgeldiniz, fransız vatandaşı olmadığımız sürece burada yabancı olacağız malesef, o yüzden bu kelimeye alışsak iyi olur. 



Aşağıdaki ekranda alacağımız pulun miktarını giriyoruz, 250 yazıp Valider yazısına tıklıyoruz. Daha sonra ise Ajouter au panier yazısına tıklıyoruz. 



Voir mon panier yazısına tıklayıp onaylayalım.


Karşımıza çıkan ekranda, pulu maille mi sms(telefon mesajı) ile mi almak istediğimizi soruyor. Mail şeklinde alıp çıktısını almak daha kolay olduğu için mail adresinizi yazmanızı öneririm. 
Aynı ekranda pulu 6ay içinde iade edebileceğinizi ve pulun da 12ay boyunca geçerli olduğunu yazıyor. Mail adresini yanlışlık olmaması için iki kere girmemizi istiyor. Sonra Valide mon panier deyip ödeme ekranına geçelim.



Ödeme şeklinizi seçebilirsiniz, 



Ve aşağıdaki ekranda kart bilgilerinizi girip pulu satın alabilirsiniz. Mail adresinize gelen pdf şeklindeki pulun çıktısını alıp OFII görüşmesine gitmekten başka birşey yapmanıza gerek kalmadı. Görüşme ile ilgili detayları yeni yazımda anlatacağım. 



Pulun görüntüsü ise aşağıdaki gibi :)




Fransa'ya ilk kez gelenler Paris'i tercih ediyor olsa bile, ikinci kez gelmek isteyenler için Strazburg güzel bir opsiyon olabilir. Alman-fransız karışımı mimarisi, parkları, müzeleri ile görülmesi gereken yerlerden birisi. 

Strazburg, Fransa'da Grand-Est bölgesinin başkenti durumunda ülkenin kuzey doğusunda yer alan bir şehir. Almanya sınırında olduğu için her açıdan alman esintisini şehre girer girmez görüyorsunuz. Öyle ki eski yerel halkın kullandığı kendine has alman-fransız karışımı bir dili bile var, alsazca. Nüfus yoğunluğu açısından Fransa'nın 7. büyük şehri olsa da yaklaşık 280.000 nüfuslu bana göre küçük bir şehir. Dolaşırken yorulmayacağınız, iki günde rahatça gezebileceğiniz bir şehir. 

Merkezi bir otelde kalmasanız bile tramvay ve otobüs ile kısa sürede merkeze ulaşabilirsiniz. Otobüs, tramvay ve metroda aynı bileti kullanabiliyorsunuz. Şuraya tıklayarak bilet fiyatlarına ulaşabilirsiniz, örneğin tek kişilik ilk kullanımdan sonra 24 saat geçerli olan bilet 4,50€ iken 2 veya 3 kişilik olanı 6,90€, yine mevcut seçenekler içinden kendinize uygun olanı seçebilirsiniz. Bu şehre yaşamaya gelenler ise Badgéo kart alıp karta dolum yaptırabilirler. Şehir çok düz olduğu için bisiklet kiralayıp her yere bisikletle gidebilirsiniz. Bisiklet kiralama fiyatları için buraya tıklayabilirsiniz. Merkezde kalıyorsanız ise yürüyerek Strazburg'u gezebilirsiniz.

Peki nereleri gezmek gerek?

Gare de Strasbourg (Strazburg tren garı)


Garı görüp ne yapacağız demeyin, eski garı muhafaza ederek dışına camdan duvar örülmüş garı dışarıdan görünce bile iyiki gelmişim diyeceksiniz. Gezinize bu noktadan başlayabilirsiniz. Alışveriş yapmak isteyenler için Place des Halles alışveriş merkezi buraya yürüyerek 10dakika mesafede ama tarihi yerlere zaman ayırmanızı tavsiye ederim, Türkiye'de bolca AVM mevcut. Gardan yaklaşık 10 dakika yürüyerek şehrin büyük meydanlarından birine ulaşıyoruz, bu arada da Ren nehri üzerindeki köprülerden birinden geçmiş oluyoruz.

Place Kleber (Kleber Meydanı)


Katedrale de yürüme mesafesinde olan bu meydan noel zamanı en büyük noel ağacının ve buz pateni pistinin kurulduğu meydan. Ve 5 dakika daha yürürsek görmeden dönmememiz gereken meşhur katedrale ulaşıyoruz. 

Strazburg Notre Dame Katedrali ve Horloge Astronomique(Cathédrale Notre-Dame de Strasbourg - Astronomik saat) 



Strazburgun en güzel mimarisi, mutlaka görülmesi gereken bir yapı. 400 yıldan uzun süre yapımı sürmüş ve kapılarını 1439 yılında açmış mimari açıdan sizi büyüleyecek devasa bir yapı. Büyüklüğüyle görür görmez sizi etkileyecek, içini gezerken büyüleneceksiniz. İçerisinde Prag'taki saat kulesinin daha büyüğü yer alıyor. 

Astronomik Saat

Katedralin önünde katedral meydanı ve çevresinde oturup etrafı izleyebileceğiniz birçok cafe bulunuyor, yine hediyelik eşya alabileceğiniz küçük dükkanlar da var.

Noel Pazarı

Noel zamanı geldiyseniz şanslısınız çünkü bence buranın en güzel olduğu zaman noel zamanı. Noel pazarı, sokaklar, süslemeler aklınızı başından alacak türden. Noel pazarı ile ilgili yazıma ise buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

Palais Rohan - Musee des Beaux-Arts (Rohan Palas ve Sanat müzesi) 


Katedrale 1 dakika yürüme mesafesinde olan, yani dibinde olan bu mimari yapıyı görmeden olmaz. Müze gezmek isteyenler için ise bu palasın içinde Sanat müzesi yer alıyor. Girişi ise 6.5€

Musée historique de Strasbourg - Musée Alsacien

Daha çok müze diyenler için palasa 2-3 dakika mesafede bu iki müzeyi de ziyaret edebilir. Her ikisinin de giriş ücreti 6,5€

Strasbourg Tekne Turu


Palas Ren nehrinin hemen kenarında, nehre dorğru yürürseniz gezi teknelerini göreceksiniz. Kışın veya yağmurlu havalarda teknelerin üzeri kapandığı için her mevsim tekne turu yapabilirsiniz. Tekne turuna katıldığınızda birçok dilde tarihi yapılar hakkında bilgi edinmeniz mümkün. Tur yaklaşık 1 saat 10 dakika sürüyor ve ücreti 13€. Daha fazla bilgi için tıklayabilirsiniz, Batorama.

European Parliament Strasbourg (Avrupa Parlamento Binası)


Tekne turuna katılarak bir taşla bir çok kuş vurmuş olacaksınız, birçok tarihi yapı hakkında bilgi sahibi olurken aynı zamanda Strazburg Avrupa Parlamento binasını da görmüş olacaksınız. Bu binanın etrafında pek görülecek yer olmadığı için ve merkezden uzakta olduğu için tekne turu ile görmek size zaman kazandıracaktır. 

La Petite France


Tekne turuna katıldıysanız La Petite France'dan tekne ile geçtiniz demektir. Ayrıca gitmek ve sokaklarında dolaşmak isterseniz, katedralden yaklaşık 10 dakika kadar yürüyüp  La Petite France'a ulaşabilirsiniz, burası Unesco dünya mirasları listesinde olan bir yer. Tam sokaklarında dolaşıp bol bol fotoğraf çekilmelik.

Place de la République (Cumhuriyet Meydanı)


Şimdi katedralden yaklaşık 15dakika kadar yürüyüp Place de la République yani Cumhuriyet Meydanına gideceğiz. Eğer La Petite France'dan gidecekseniz dilerseniz bu noktada toplu taşımadan faydalanabilirsiniz, yaya olarak ise 25 dakika kadar yürümeniz gerekecek. Bu meydanın etrafında Ren Sarayı, Ulusal kütüphane, Ulusal tiyatro binalarını göreceğiz. Biraz yorulduğunuzu tahmin ediyorum, buradaki parkta dinlenip birşeyler atıştırabilir, etrafı seyredip anın keyfini çıkarabilirsiniz.

Geziyi sıkışmadan iki güne yayabilirsiniz, koştura koştura 1 günde de şehri bitirebilirsiniz. Eğer ki arabayla geldiyseniz görülecek bir yer daha var. Strazburg Alman sınırında demiştik, işte Almanya'ya geçiyoruz. 

Pont de L'Europe (Avrupa Köprüsü)


Fransa ile Almanya'yı birbirine bağlayan köprü, yayalar ve araçlar için iki farklı köprü var. Aracınızı köprüden geçmeden önce parkedip köprünün ayağındaki Le Jardin des Deux Rives parkını ziyaret edebilirsiniz. 

Buradan Almanya'nın Kehl şehrindeki marketlere uğrayabilirsiniz, özellikle kozmetik Fransa'ya göre çok daha ucuz. Öyle ki strazburglular alışverişlerini buraya gelip yapıyor.

Size iyi gezmeler, bu bölgede nerelerde kalınır ya da neler yenir kısmını yazıp uzatmak istemiyorum, belki onları başka konularımda anlatırım. Hoşçakalın.


Daha önceki konumda Frasa'da ev aramak ve ararken nelere dikkat etmemiz gerektiğine değinmiştim. Bu konumda ise ev kiralaktan biraz bahsedeceğim.

Diyelim ki bir çok ev dolaştınız, nihayet bir evi çok beğendiniz ve tutmaya karar verdiniz. Yapmanız gereken ilk şey bir dosya hazırlamak. Bu dosyada genel hatlarıyla aşağıdaki dökümanlar oluyor. Tabiki emlakçı ya da evsahibi size hazırlamanız gereken evrakların listesini verecektir merak etmeyin.
  • Son 3 aylık maaş bordronuz, 
  • Başka gelirleriniz varsa kanıtlayıcı belgeler
  • Eğer hali hazırda oturduğunuz bir ev varsa her ay ev sahibinin kirayı aldığına dair imzaladığı kağıt, (genellikle son 3 aylık)
  • Kimlik, 
  • İkametgahınızı belgeleyen bir evrak (elektrik/su faturası gibi)
  • Eğer kefil isteniyorsa, aynı evrakları kefilin de hazırlaması gerekiyor. 
Dosyayı emlakçı ev sahibine sunuyor ve beklemeye başlıyorsunuz. Normalde maksimum 1 hafta içinde ev sahibi dosyanızı kabul ediyor ya da reddediyor. Her iki duruma da hazırlıklı olmakta fayda var. Siz bir evi çok istediniz diye ev sahibi sizi kabul edecek değil ya :) 

Dosyanız kabul edilirse sözleşme imzalamak için çağrılıyorsunuz. Bunun yanısıra 1 kira bedeli emlakçıya 1 kira bedeli ise depozito olarak ev sahibine veriliyor. Bütün bunları kiracı olarak sizin karşılamanız gerek. Yani bir eve girerken 3kira bedeli çıkıyor cebinizden. Depozito ise evden ayrılırken ev sahibi tarafından size verilmeli. 

Eğer evde herhangi bir değişiklik yapacaksanız mutlaka ev sahibine danışmalısınız. Evi boyatacaksanız bile ev sahibinin haberi olmalı, çünkü çıkarken ev sahibi evi nasıl verdiyse öyle almalı, aksi halde depozitodan düşebilir.

Yeni evinizde güle güle oturabilirsiniz :) Aşağıdaki konum imzayı atmadan önce işinize yarayabilir, üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

FRANSA'DA EV ARAMAK, NELERE DIKKAT ETMELI?




Fransa'ya temelli geliyorsanız, ya da halihazırda yaşıyor ve ev değiştirmek istiyorsanız ev aradığınız yerdeki emlakçıklara gitmeden önce internet üzerinden araştırma yapmakta fayda var. Ev arayabileceğiniz sitelere geçmeden önce Fransa'da emlak raconu hakkında biraz bilgi sahibi olmak gerekiyor. Öyle ki garaj bile satın alıp, kiralayabiliyorsunuz burada.

İlk olarak Fransa'da apartman dairesi ve ev ayrımı çok keskin çünkü her yerde müstakil ev bulma şansınız var. Müstakil evler çok eski ve çok tadilat gerekmedikçe apartman dairesine oranla daha pahalılar. Öncelikle ev mi yoksa bir apartman dairesi mi istediğimize karar vermemiz gerekiyor. Sonrasında kaç odaya ihtiyacımız olduğuna karar vermeliyiz. 

Türkiye'de olduğu gibi 2+1 ya da 3 oda 1 salon gibi tabirlerin yerine Fransa'da F2, F3, F4 şeklinde oda sayısını göreceksiniz. F2 dediğimiz şey 1 oda 1 salona denk geliyor, o yüzden dikkat etmekte fayda var. Tek odalar ise bizdeki gibi stüdyo olarak geçiyor. 

Yine en önemli detaylardan birisi, garaj ve sığınağın olup olmaması, çatı katı ise eşya koymak için bir çatısının ve özel otoparkının olup olmamasına dikkat edilmeli. Tabi ki yaşanılan bölgeye göre değişiklik gösteriyor bu durum. Çünkü Paris'te bu gibi detaylar çok lüks sayılırken daha küçük yerlerde olmazsa olmaz haline gelebiliyor. 

Son olarak da en önemli detaylardan birisi aidat miktarı ve aidata nelerin dahil olduğu, bazı apartmanlarda sıcak su, ısınma, soğuk su, elektrik, temizlik aidata dahil olurken, bazı apartmanlarda sadece birkaç kriter dahil oluyor. Genellikle aylık aidat kiranın içinde oluyor, bunu emlakçıya danışmalısınız.

Fransa'nın soğuk bölgelerinde oturuyorsanız, evde doğal gaz var mı, neyle ısınılıyor diye bakmanızda da fayda var, astarı yüzünden pahalıya gelebilir. Örneğin elektrikli ısınma varsa ocağınıza incir ağacı dikebilir.

Bu arada mutlaka ev aradığınız bölgeye dikkat edin, her ne kadar güzel görünse de bazı muhitler orada yaşayanlar nedeniyle tehlikeli olabiliyor. Sonuçta her yerde insanın iyisi de kötüsü de mevcut.

Sıra geldi gelecekteki evinizi aramaya, dediğim gibi lokal emlakçılara gitmeden önce daha çok seçeneğe ulaşmak için internette arama yapmanızı öneririm. Bunun için özellikle aşağıdaki iki site işinize yarayacaktır. Fransa'da sahibinden ev bulmak ise imkansız gibi birşey, evsahipleri insanlara güvenmiyor o yüzden aracısız iş yapmak istemiyorlar.

Leboncoin, bizim Türkiye'deki sahibinden.com'a eşit, yani ev, eşya, iş aklınıza gelebilecek herşeyi buradan arayabilirsiniz.

İkinci olarak Seloger, bu site sadece emlak üzerine yoğunlaştığı için daha çok seçenek bulmanız mümkün.

Daha fazla emlak sitesine ulaşmanız mümkün ancak bu iki siteye baktıysanız, diğerlerinde muhtemelen aynılarını göreceksiniz. Doğru evi bulmak zor iş, kolay gelsin.

Daha sonraki konularımın birinde ev nasıl satın alınır konusuna değineceğim, umarım işinize yarayacak noktalar bulursunuz :)

Fransa'da ev kiralamakla ilgili konuma ise buradan ulaşabilirsiniz.





La Galette des rois aslında bir tatlı ve bu tatlı aslında bir hristiyan kutlaması olan "l'Épiphanie" dedikleri zamanda yeniyor. Bu tatlının aslında l'Épiphanie ile alakası olmasa da Fransa'da bir gelenek haline gelmiş. Peki l'Épiphanie nedir?

Kısaca l'Épiphanie (Epifani) Hz İsa'nın doğumundan sonra 3 bilge insanın onu ziyarete gelmesini temsil ediyor. Bazı kaynaklarda bu 3 bilge insanın kral olduğu söylenir. Fransa'da bugün resmi bir tatil günü olarak kutlanmıyor. l'Épiphanie birçok ülkede 6 Ocak günü kutlanıyor. Bazı ülkelerde ise 1 Ocak'tan sonraki ilk pazar günü kutlanıyor. 

La Galette des rois, birebir türkçeye çevrilecek olursa kralların pastası anlamına geliyor. 

Bu pasta en basit haliyle milföy hamuru arasına badem aromalı kremanın koyulup fırında pişirilmesinden ibaret. Genellikle daire şeklinde olup, üzeri ise yumurta sürüldükten sonra şekillendiriliyor. Fırından çıktıktan sonra ise üzerine şekerli ve istediğiniz bir aromayı karıştırıp yaptığınız bir şerbet sürülüyor. 

Bu tatlı Aralık ve Ocak aylarında evinize gelen süpermarket broşürlerinin hepsinde görebileceğiniz bir tatlı, merak edenler için kısa hikayesini anlatmaya çalıştım. Yapmak isteyenler için ise aşağıdaki bir video mevcut. 

Şimdiden afiyet olsun :)








Yeni bir dil öğrenmek istemesek bile gittiğimiz ülkede hayat kurtarıcı birkaç kelime öğrenmemizin bir zararı olmaz. Bugün türkçe okunuşlarıyla birlikte birkaç fransızca hayati kelime ve cümlelerden bahsedeceğim. İster Fransa'ya yaşamaya, isterseniz birkaç günlük tatile gelin. Sizin iki kelime bilmeniz bile bir çok konda 1-0 önde başlamanızı sağlayacaktır.

Türkiye'de kime sorsanız, fransızlar mı, onlar hayatta kendi dillerinden başka dil konuşmaz klişesini duyarsınız :) Fransızlara göre bunun nedeni çok iyi ingilizce konuşamadıkları için çekinmeleri. Aslında bu orta yaş ve üzeri için geçerli genellikle. Gençler ellerinden geldiğince ingilizce konuşmaya çalışıyorlar. Ancak eğer Fransa'da sürekli yaşayacaksanız belli bir süre sonra sizi fransızca öğrenmeye zorlamak için kesinlikle ingilizceye yanaşmıyorlar. Size  1 kelimeyi anlatmak için yarım saat uğraşabilirler ancak asla ingilizcesini söylemezler. Yani forsunuz misafirken geçerli, yoksa fransızca öğrenmek zorundasınız :)

Ve tabi ki devlet dairesi gibi yerlerde ingilizce bilseler bile konuşmuyorlar, insanları bilmeyerek de olsa yanlış yönlendirmek istemedikleri için. Siz ister fransızca bilin, ister bilmeyin onun açıklamasını yapmış olması önemli olan.

Fransa'da birisini gördüğünüz zaman, bir yere girdiğiniz zaman, markette kasaya geldiğinizde kısacası her yerde ama her zaman kullanılan Bonjour (bonjuğ) kelimesi artık dilinize yapışacak, kendisi günaydın ve merhaba demek, yani sabah, akşam bonjour bonjour demekten yorulacaksınız :)
Fransızca R'lerin okunuşu Ğ ile H harfinin karışımı gibi diyebiliriz. Aşağıya fikriniz olması için bir ses kaydı ekliyorum.


Daha çok gençler arasında ya da çok yakınlarınız arasında kullanabileceğiniz Selam ve aynı zamanda arkadaşınızdan ayrılırken Görüşürüz anlamına gelen Salut (Salü) kelimesini çok iyi tanıdıklarınız dışında kullanmayacaksınız, o yüzden bonjour her yerde hayat kurtarıcı olacak.

Kibarlıktan şaşmam diyenlere, aşağıdaki kelimelerin önüne bonjour ekleyip söze başayabilirsiniz, örneğin "bonjour monsieur"
Monsieur (Mösyö) - beyfendi
Madam (madam) - hanımefendi (evli ya da yaşça büyükse)
Mademoiselle (madmazel) - hanımefendi (bekar ya da genç bir bayansa)

İnsanlara nasılsın deyip, karşılığında birebir aynı cevabı verdiğinizde iyiyim diyebileceğiniz bir kalıp sırada, "Ça va? (Sa va) - nasıl gidiyor? Nasılsın?" anlamlarına geliyor. Karşılığında yine "Ça va (Sa va) - İyi gidiyor/İyiyim" demeniz yeterli.

Excusez-moi (eksküze-mua) - afedersiniz, birisine bir soru sormadan önce kibar olmak gerekecek haliyle, bunu da yol, yordam sorarken epeyce kullanabilirsiniz :)

Pardon (Pağdon) - kendisi de biz türklerin de çok kullandığı pardon anlamına geliyor. Gönlünüzce kullanın, kendi dilinizmiş gibi :)

Bonsoir (bonsuağ) - iyi akşamlar - o kadar bonjourdan sonra sırada iyi akşamlar dilemeye geldi, akşam olunca da bu dilinize pelesenk olacak.

Diyelim alışveriş yapacaksınız ve fiyat sormanız gerekiyor. O zaman Ça coûte combien? (Sa kut kombiyen) - bunun fiyatı nedir? demeniz yeterli. Karşılığında sayıları da öğrenmeniz gerekecek tabi ki, işte aşağıda 1'den 10'a kadar sayılar.

Un (An - a harfi sanki burnunuz tıkalıymış gibi :)) - bir
Deux (Dö ) - iki
Trois (Tğua) - üç
Quatre - (Katğ) - dört
Cinq - (Senk) - beş
Six - (Siz) - altı
Sept (Set) - yedi
Huit (Üit) - sekiz
Neuf (Nöf) - dokuz
Dix (Diz) - on 

İşte bu kelimeler sihirli ve size ilk konuşmanızda bir çok kapıyı açacaktır. Tabi ki doğru bir aksanla konuşmanızı kimse beklemiyor, merak etmeyin. Kırık dökük bile konuşsanız anlamak ve size yardımcı olmak için ellerinden geleni yapacaklardır.

Bonne chance ! (bon şans) - iyi şanslar !

___________________________________________________________

FRANSA'DA BANKA HESABI AÇMAK VE KREDI KARTI ALMAK
YURT DIŞINA TAŞINDIKTAN SONRA ADRES BEYANI

FRANSA'DA EV ARAMAK, NELERE DIKKAT ETMELI?



Eklediğim müzik eşliğinde okumanızı tavsiye ederim :)


Fransa'da Noel ve yılbaşı için herkes aylar öncesinden hazırlanmaya başlıyor.
Wikipedia'dan direkt aldığım noel nedir sorusunun cevabını yazıyorum. Noel, her yıl 25 Aralık tarihinde İsa'nın doğumunun kutlandığı Hristiyan bayramı. Biz müslümanlar olarak tabi ki bu günü, geceyi kutlamıyoruz ama az çok ne olduğunu biliyoruz. 

Noel pazarı ile ilgili yazımda gezdik eğlendik, sıra Noel gecesi ve tabi ki fransızlar için çok çok önemli olan Noel yemeğinde ne yedikleri kısmına. Fransa'ya gelip de asimile olmuyoruz ancak yaşadığımız yerin kültürünü öğrenmekten zarar çıkmaz.

Bu insanlar neler yer, neler içer, neler yaparlar, özel günleri, bayramları, seyranları nelerdir gibi konulara ilerde değineceğim, şimdi günler öncesinden hazırlık yaptıkları Noel yemeğine gelelim.

Aslında Yılbaşı bir nevi bizim için neyse Noel'de fransızlar için bir benzeri. Yani amaç aile ve arkadaşlarla biraraya gelip sohbet eşliğinde yemek yemek ve uzun uzun konuşmak. Uzun uzun konuşmak demişken bu fransızların en sevdiği şey her koşul ve durumda uzun uzun konuşmak olduğunu söyleyebilirim. Böylesi enteresan bir dil de zaten ancak sürekli konuşarak öğrenilebilir :)

Birçok ülkede olduğu gibi Fransa'da da Noel arefesinde yani 24 Aralık tarihinde toplanıp yemek yeniliyor. 25 Aralık ise tatil oluyor. Bazı ülkelerde ise 26 Aralık da tatil olurken Fransa'da 26 Aralıkta insanlar işbaşı yapıyor, sadece Alsace ve Moselle bölgeleri hariç. Yani bu iki bölge 26 Aralıkta yine bir hristiyan kutlaması olan La Saint-Etienne nedeniyle tatil oluyor. Kısaca La Saint-Etienne, hristiyanlık döneminin ilk şehidi olduğu için bu gün bazı yerlerde tatil oluyor. Bu kısa bilgilerden sonra Noel gecesi Fransa'da neler yenir kısmına geçelim. Öncelikle bu yemek çok uzun sürdüğü için tek etaplı olmadığını söyleyebiliriz.


Apéritif: Geceye şampanya ve beyaz şarap kadeh kaldırarak başlıyorlar.


Ara sıcak ve ara soğuklar kısmında istiridye, salyangoz ve kaz ciğeri, somon, havyar olmazsa olmazlardan diyebiliriz. Yine deniz meyveleri dedikleri, karışık deniz ürünlerinin olduğu tabaklar


Ana yemek; tabi ki hindi, kırmızı şarap eşliğinde


Peynir tabağı, fransızların peynirlerinin ne kadar meşhur olduğunu söylemeye gerek var mı bilmiyorum ancak, çok kötü koksalarda onlar bayıla bayıla yiyorlar


Tatlı: meşhur noel tatlısı La bûche de Noël(la bûche fransızcada kütük demek, tatlıyı görünce ne demek isteğimi anlayacaksınız), ya da Provence bölgesinde genellikle sofraya getirilen 13 tatlı (içinde fındık, fıstık, kuru üzüm, meyve gibi hafif tatlıların bulunduğu atıştırmalıklar.) Aşağıya merak edenler için tipik bir 13 tatlı tabağı resmini ekliyorum.

Provence bölgesinde genellikle sofraya getirilen 13 tatlı örneği

La bûche de Noël

En son da bu kadar yediklerini biraz sindirmek için sanırım kahve ile çikolata yiyerek geceyi bitiriyorlar. Genelde saat akşam 8 gibi başlayıp, gece yarısına kadar sürüyor bu yeme içme merasimi.

Tabi ki herkes aynı şeyleri, aynı sırayla yemiyor ancak geleneksel bir yılbaşı bu şekilde kutlanıyor diyebiliriz.

White House Melania Trump'ın bu seneki kırmızı noel ağaçları çok konuşulmuştu.

Dekor olarak tabi ki, yılbaşı çamı (Le Sapin de Noel), yılbaşı süsleri ve Noel kreşi (Crèche de Noël) dedikleri içinde İsa'nın kutsandığı sahneyi anlatan küçük bir ev dekor olarak kullanılıyor.

Tipik bir kreş örneği ve aşağıda esprili bir yaklaşım


Bu kadar yiyip içtikten sonra evlere dağılıp ertesi günü geç kalkmak ise tabi ki bir gelenek :) Bize de onlara mutlu noeller dilemek düşüyor.